Psikoterapi almalı mıyım?
- 7 Nis 2020
- 2 dakikada okunur

Profesyonel psikolojik desteğe başvurma kararından önce, bu ihtiyacın geçerliliğini sorgulamamız yaygın ve olağandır. “Bu yaşadığım durum, terapiye gitmeyi gerektirir mi? Terapi almak için yeterince ciddi bir meselem var mı? Terapinin mevcut problemlerime ne faydası olabilir? ” soruları pek çok danışanı psikoterapiye başlamaktan en azından bir müddet alıkoyar. Peki gerçekte hangi durumlar psikolojik desteğe başvurmamız için uygundur?
Kısa cevap: Siz ihtiyaç hissediyorsanız, en azından denemeye değer. Daha detaylı anlamak için ise terapinin ne olduğuna, psikoterapiden neler beklenebileceğine değinebiliriz. Psikoterapi; bilimsel kanıta dayalı yaklaşım ve tekniklerle, danışan ile psikolog arasındaki güven ilişkisine dayalı ilerleyen profesyonel bir destek sürecidir. Böyle bir desteğe psikolojik rahatsızlıklar, zorlayıcı deneyimler, kendimizi tanıma ve keşfetme ihtiyacı ya da ilişkisel sorunlar nedeniyle ihtiyaç duyabiliriz. Yaşadığınız durumun mutlaka psikiyatrik bozukluk kriterleriyle örtüşmesi ya da öneminin başkaları tarafından onaylanması gerekmez.
Sözkonusu durum size sıkıntı veriyorsa, yaşamınızın farklı yönleri olumsuz etkileniyorsa, zihninizi meşgul ediyorsa, bir çıkış yolu göremiyorsanız, koşulsuzca kabullenileceğiniz ve yargılanmayacağınız bir güvenli paylaşım alanına ihtiyaç duyuyorsanız psikoterapiye başvurmak için doğru bir noktadasınız.
Terapiden ve terapistten neler bekleyebiliriz?
Psikoterapinin yargılamalardan arınmış ve çözüm odaklı yönüne değindik. Bunun yanı sıra terapi seanslarında paylaştığınız her şey danışan ile terapist arasında kalır ve gizlilik hassasiyetle korunur. Psikolog, terapi yolculuğumuzda bireysel görüş ve yargılarından sıyrılmış olarak her bir seansta bizim için hazır bulunan ve hiçbir yargılama, kınama, etiketleme olmaksızın bizi dinleyen ve duyumsayan bir eşlikçidir. Psikolog ile danışan arasında çift yönlü ve makul sınırlar tanışma seansında çizilir ve daima sürdürülür. Böylece her iki tarafın da terapi yolculuğu boyunca profesyonel desteğin gerektirdiği biçimde korunduğundan emin oluruz.
Terapiden ve terapistten neler bekleyemeyiz?
Motivasyonel koçluk, kariyer danışmanlığı, ilişkisel arabuluculuk veya tavsite ihtiyacı duyuyorsanız farklı profesyonellere yönelmelisiniz. Zira psikoterapide nasihatlere, yönlendirmelere, danışan yerine karar vermeye yer yoktur. Psikolog; bizi yargılamaz, paylaştığımız olaylarda taraf tutmaz, olumsuz duygularımızı geçiştirmeye yönelik teselli sunmaz, psikoterapi sürecinin gerektirmediği magazinsel bir merak barındırmaz. Psikolog, arkadaşımız değildir, profesyonel destek sürecinin ötesinde bir ilişki meydana gelmez. (Bkz: Psikolog Neden Arkadaşımız Değildir?)
Psikolog, tıp doktoru olmadığından bize psikiyatrik bir tanı koyamaz ya da ilaç reçete edemez. Danışanın psikoterapi seansına getirdikleri ve aktif çabası olmadan psikolog bizi “düzeltemez, tedavi edemez, anılarımızı silemez”. Bilhassa tek seansta radikal ve köklü değişiklikler beklemek gerçekçi olmayacaktır. Terapi sürecinin zamanlaması kişiden kişiye değişmekle birlikte, hayat boyu devam etmez.
Başka sorularınız varsa sıkça sorulan sorular sayfamızı ziyaret edebilir ya da iletişime geçebilirsiniz.